|
Cennete villa yaptırıyorlar!.. Villalar için Bodrum'da dev Okaliptüs ağaçlarını katlediyorlar... Muğla'nın Bodrum İlçesi Yalıkavak Beldesi'nde, doğal SİT alanında kalan Küçük Cennet Bahçesi'ndeki dev okaliptüs ağaçları, Diyarbakırlı işadamı Ahmet Yakut tarafından, villa yapmak amacıyla 2 yılda ikinci kez kestirildi.
Boyları 40 metreye ulaşan dev okaliptüslerden biri komşu evlerin üzerine yıkılırken, iki işçi ölümden döndü. İşçilerin başında durarak kesime nezaret eden Ahmet Yakut jandarma, orman ve zabıta ekipleri baskın yapınca, ortadan kayboldu. Ahmet Yakut, 2 yıl önce de aynı yerdeki ağaçları kestirdiği için para cezasına çarptırılmıştı. 13 Aralık 2003 tarihli Hürriyet'te konuya ilişkin bir haber yayınlanmıştı. Ağaç katliamı, geçen pazar günü Yalıkavak Küdür Yarımadası sahilindeki Görmezoğlu Sokak'ta gerçekleşti. ABD'de yaşayan mimar Suat Kepenek, 33 yıl önce 10 dönüm araziyi satın alarak, içerisine küçük bir bağ evi yaptı. O zaman 50- 70 yıllık okaliptüs ağaçlarının bulunduğu araziyi, diktiği yeni okaliptüs, çam, mandalina, portakal ve Kıbrıs akasyası fidanları ile cennete çevirdi. Yazın halkın ve turistlerin piknik yaptığı, kışın doğa tutkunlarının yürüdüğü ‘Küçük Cennet Bahçesi’ denilen araziyi, Diyarbakırlı işadamı Ahmet Yakut, 2002 yılında 1 milyon dolara Kepenek'ten satın aldı. 10 dönümlük arazinin büyük bölümüne 12 lüks villa yapmak isteyen Yakut için, Bodrum'daki Ilgın Peyzaj Mimarlık ve Mühendislik Bürosu proje hazırladı. İnşaat için harekete geçen Yakut'un direktifi ile peyzaj mimarı Taşkın Güral, 10 Aralık 2003'te belediye ve orman idaresinden izin almadan 30 dev ağacı kestirdi. 20 yıl önce Yalıkavak'a yerleşen Türkiye aşığı Alman Arkeolog Manfred Blanke'nin şikayeti üzerine jandarma, orman ve belediye zabıtası suçüstü yaparak arsa sahibi Ahmet Yakut, peyzaj mimarı Taşkın Güral ve mimar Osman Akyalçın hakkında yasal işlem başlattı. Kesilen ağaçlara Bodrum Orman İşletme Şefliği el koydu. Daha sonra Belediye Encümen'i 2 bin 100 YTL, Orman Müdürlüğü de 850 YTL para cezası uyguladı. Açılan ceza davası ise henüz sonuçlanmadı. YAKUT YİNE SAHNEDE Yoğun yapılaşma nedeniyle iki yıl inşaat ruhsatı alamayan 56 yaşındaki işadamı Ahmet Yakut, 19 Mart 2006'da ağaç katliamı ile yeniden sahneye çıktı. Bodrum'a gelen Ahmet Yakut, şantiye yöneticisi Tekin Övünç ve 15 işçisi ile birlikte, iki yıl önce kestiği ağaçlardan geri kalanları hafta sonu tatili olmasından yararlanarak kestirmeye başladı. Dev okaliptüslerin kesimi sırasında işçilerine talimat veren Yakut, gazetecilerin olayı görüntülemesine sinirlendi. 50- 100 yaş arasında 40 metrenin üzerindeki dev okaliptüs ağaçlarının kesimi sırasında ağaçlardan bir tanesi komşu evin üzerine düştü, kaçarak ağacın altında kalmaktan kurtulan iki işçi de ölümden döndü. KATLİAMA SUÇÜSTÜ Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine gelen Yalıkavak Belediye Başkanı CHP'li Mustafa Saruhan şok geçirerek duruma isyan etti. Bodrum Jandarma Komutanlığı'na bağlı ekipler, Belediye Zabıtası ve Orman ekiplerinin ağaç kesimine suçüstü yaptığı sırada, Ahmet Yakut ortadan kayboldu. Şantiye yöneticisi Tekin Övünç, ağaçları neden kestikleri sorusuna, “Arsaya villa yapacaktık, ağaçlar da çürümeye başlayınca kestik, ancak herhangi bir kurumdan izin almaya gerek görmedik” diyerek uzaklaştı. Arsada mandalin, limon, portakal ağacı dışında neredeyse ağaç kalmadı. SİT ALANI ÇÖL OLDU Jandarma, zabıta ve orman görevlileri yaklaşık 80 metreküplük okaliptüs ağaçlarını teker teker ölçerek tutanaklara geçirdi. Jandarma, kökünden kesilen ağaçların tespitini yaptı ve üç kurum tarafından Ahmet Yakut, Tekin Övünç ve ağaçları kesen 6 işçi hakkında Bodrum Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunuldu. Kesilen okaliptüs ağaçlarına Orman İşletme Müdürlüğü el koydu, ağaçların satılarak hazineye gelir kaydedileceği belirtildi. BAŞKANIN İSYANI Olay yerine gelerek şantiye yöneticileri ile sert tartışmalara giren Belediye Başkanı Mustafa Saruhan, iki yıl önceki ağaç katliamına zabıta amiri olarak şahit olduğunu belirterek şöyle dedi:“Burayı 33 yıl önce alan kişi cennetten bir köşe haline getirmişti. Kişinin kendi arsası da olsa burası 1'inci Derece Doğal SİT Alanı olduğu için Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'ndan ve Belediyeden izin almaları gerekirdi. Kendilerini arsanın ağaç rölevisini, peyzaj projesini belediyeye onaylatmadan tek bir ağaç kesmemeleri için defalarca uyarmıştım. Her yıl binlerce ağaç dikip beldemizi yeşillendirmeye çalışırken, asırlık okaliptüs ağaçlarında zerre kadar emeği olmayanların, sadece rant uğruna beldemizi çöle çevirmelerine izin vermeyeceğim. Belediye Encümeni'nden en ağır para cezasını çıkması için elimden geleni yapacağım. Savcılığa da ikinci kez suç duyurusunda bulunacağım. Kestikleri her bir ağaca karşılık en az yirmi ağaç dikmeden burada inşaat yapmalarına izin vermeyeceğim.” BAŞKA VUKUATI DA VAR 2004 yılıda İstanbul Arnavutköy'deki hastanesini, sigortadan para almak için yaktığı öne sürülen Ahmet Yakut ile olaya karışan 6 sanık, İstanbul 2'nci Ağır Ceza Mahkesi'nde yargılanmıştı. İstanbul 2'inci Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada, Ahmet Yakut, oğlu Cüneyt Yakut, Sabri Tuğ, Ramazan Sarım, Yavuz Polat, Aydın Oğuz ve Selahattin Şener ‘Kasten bina yakmak’ suçundan, yeni TCK'nın 170. maddesi uyarınca 6'şar ay hapis cezasına çarptırıldı. Sanıkların cezasını yargılama süresindeki davranışlarını dikkate alarak 5'er ay hapse indiren mahkeme heyeti, hapis cezasını da 7 bin 500'er YTL para cezasına evirmişti. Milliyet |